Muhammed Hüseyin Fadlullah tarafından yazılan, daha doğrusu bir soru-cevap şeklinde ilerleyen röportajlar topluluğunun kitaplaştırılmış hali olan bu eseri Emrullah KERSİN çevirmiş olup, Ehl-i Beyt Yayıncılık basmıştır. 7 yaşına kadar oyun, 7-14 arası eğitim, 14-21 arası arkadaşlık safhası olması gerektiğini beyan eden bir hadis-i şerif ile başlayan kitap, Gençlerin Dünyası eseri ile tanımış olduğumuz yazarın, çocuk>>>
Kategori Arşivleri: Kişisel
Kişisel
Bugün gezinirken bir diyaloğa şahit oldum. Ön yargıyla başlayan, güzel bir savunma ile devam eden, sonra anlayışla ön yargılı bakıştan dönülen ve güzel temennilerle biten… Önce diyalog: A kişinin suçu, çektiğiniz yerine çekdiyiniz yazmak. Soru eki olan -mi’leri ayrı yazmamak. B kişisi A kişisini Türkçe bilmemekle itham ediyor. A kişisi de Türkiyeli olmadığını ve Türkçe>>>
HOŞ SEDA Nedir bu kavgamız nedir bu telaş Ömür dediğimiz biter yavaş yavaş Üç günlük dünyanın her şeyi fani Bir hoş seda muhabbet kalır arkadaş Sen yolcu yalan dünya hancıdır Öyle bir gün var ki yürekte sancıdır Yer gök bir olup ta hesap sorulunca En sevdiğin bile senden davacıdır Öyle bir aşk var ki yüceden>>>
Agnostik bir yahudi olan Lesley Hazleton’un Hz.Muhammed(sav) hakkında konuşması…
İsmail Arı Bilgisayar Bilimleri ve Mühendisliği Bilimsel Eğitim Etkinliği 31 Temmuz – 4 Ağustos 2017 günleri arasında İstanbul’da Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği binasının B4 sınıfında yaklaşık 100 kişinin katılımıyla gerçekleşti. Bu etkinlikte anlatılan sunular, edindiğim tecrübeler ve bazı kişisel görüşlerime yer vererek hem bu etkinliği düzenleyen değerli insanlara teşekkür etmek, hem de bu tarz etkinliklere>>>
“Baba çok teşekkürler çok sevindim Canım babam” WhatsApp’tan gelen bu mesajı aldığımda içimde oluşan mutluluk tarif edilemezdi. Okuldan çıkmış eve doğru yönlenmişken ‘klasik eve bir şey lazım mı?’ arayışını yapmak üzere telefonuma baktığımda bu mesajı gördüm. Canım oğlum… Bu mesajı gördüğüm anda bir kez daha son dönem yaşam felsefem olan ‘dünya bir gündür o da>>>
Yaklaşık 15-20 yıl önceydi, bir ağabeyimin kitaplığında yan yana duran kitapları arasında ismi dikkat çekici olduğu için gözüme çarpmış, zihnime kazınmıştı. “Savaşçı“, Cüceloğlu yazıyordu. Meraklı bir insanımdır ama o kitabı okumak bugünlerde nasip oldu. Yine kitabın sırtından adını okudum sadece “Savaşçı”. Oysa kitabın tam adı “Anlamlı ve Coşkulu Bir Yaşam İçin Savaşçı” idi. Şok oldum>>>
SESSİZ GEMİ Artık demir almak günü gelmişse zamandan, Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan. Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol; Sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol. Rıhtımda kalanlar bu seyahatten elemli, Günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli. Biçare gönüller! Ne giden son gemidir bu! Hicranlı hayatın ne de son matemidir>>>
DAVET Dörtnala gelip Uzak Asya’dan Akdeniz’e bir kısrak başı gibi uzanan bu memleket, bizim. Bilekler kan içinde, dişler kenetli, ayaklar çıplak ve ipek bir halıya benzeyen toprak, bu cehennem, bu cennet bizim. Kapansın el kapıları, bir daha açılmasın, yok edin insanın insana kulluğunu, bu dâvet bizim…. Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir>>>
İnsancıklar, Fyodor Mihayloviç Dostoyevski’nin ilk romanıymış. Bunu bilmeden seçtim. Hastaneye gitmem ve orada beklemem gerekiyordu. Ortama uygun, fazla derin olmayan, kafa ağrıtmayacak ama bir şeylerde katacak bir kitap seçimi yapmam gerekliydi. Kitaplığımın roman bölümüne baktığım zaman, çok uzun olmayan 1-2 günde okuyup bitirebileceğim bir eser olmalı diye düşünerek İnsancıklar’ı aldım. Elimdeki baskı 160 sayfa, yaklaşık>>>









