DAVET Dörtnala gelip Uzak Asya’dan Akdeniz’e bir kısrak başı gibi uzanan bu memleket, bizim. Bilekler kan içinde, dişler kenetli, ayaklar çıplak ve ipek bir halıya benzeyen toprak, bu cehennem, bu cennet bizim. Kapansın el kapıları, bir daha açılmasın, yok edin insanın insana kulluğunu, bu dâvet bizim…. Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir>>>
Kategori Arşivleri: Şiirler
Şiirler
GEL GÖR BENİ AŞK NEYLEDİ Ben yürürüm yana yana Aşk boyadı beni kana Ne âkilem ne divane Gel gör beni aşk neyledi Gâh eserim yeller gibi Gâh tozarım yollar gibi Gâh akarım seller gibi Gel gör beni aşk neyledi Akar suların çağlarım Dertli ciğerim dağlarım Şeyhim anuban ağlarım Gel gör beni aşk neyledi Ya elim>>>
Beyhude gamlanma divane gönül! Cümle alemin rızkını veren vardır. Yaptığın hatayı görmüyor sanma. Kalpte gizli en derin sırları bilen vardır. Mal-ı emlakım var deyu güvenme! Arkam var deyu dayanma! Sırt üstü insanı yere varan vardır. Beyhude gamlanma divane gönül! Cümle alemin rızkını veren vardır. Derdime vakıf değil canan. Beni handan bilir. Hakkı vardır şad olanlar.>>>
İşte gidiyorum Birşey demeden Arkamı dönmeden Şikayet etmeden Hiçbirşey almadan Birşey vermeden Yol ayrılmış, görmeden gidiyorum Ne küslük var ne pişmanlık kalbimde Yürüyorum sanki senin yanında Sesin uzaklaşır herbir Adımda Ayak izim kalmadan gidiyorum Gerdiğin tel kalbimde kırılmadı Gönülkuşu şarkıdan yorulmadı Bana kimse sen gibi sarılmadı Işığımız sönmeden gidiyorum
Yarışmadı Yenilmedi Açık seçik sizle oynamadı Gerilmedi Sanılmasın yine basmış onu bulantılar Yanılmasın öyle dalga geçen Yabancılar Ah eğleniyor kendi başına Ah neşesi yeter Ah umurunda mı sandın bu dünya Ah neşesi yeter Konuşmadı Hiç duymadı Açık seçik sizle takılmadı Daralmadı {Kimin yazdığını bulamadım 🙂 }
Yağmur – Nurullah Genç Vareden’in adıyla insanlığa inen Nur Bir gece yansıyınca kente Sibir dağından Toprağı kirlerinden arındırır bir Yağmur Kutlu bir zaferdir bu ebabil dudağından Rahmet vadilerinden boşanır ab-ı hayat En müstesna doğuşa hamiledir kainat Yıllardır boz bulanık suları yudumladım Bir pelikan hüznüyle yürüdüm kumsalları Yağmur, seni bekleyen bir taş da ben olsaydım Hasretin>>>
Ey Nebi – Ali Ercan Kılıç Ey nebi gül açar gülistanında, Mazlum yumrukların sembolü sensin, Sevdan yüreğe göz yaşları dökmüşse, Çeçenyalı yetimin babası sensin. Gel sana dağlar taşlar selam etsin, Kanayan yaraların özlemisin, Eğer menzil sevgiliye varmaksa, Ak laleyi kızıla çeviren sensin. Eğer sevgi sevgiliye kendini adamaksa, Eğer sevda kardelen çiçeği gibi hürriyet açmaksa, Şehadet>>>
YÜREĞİM KANIYOR Sakin göllerin kuğusuyduk, Salınarak suyun yanağında. Ve okşayarak nilüfer saçlarını gecenin. Sonumuzun adım-adım Yaklaştığını görürdük… Yarılan ekmeğin buğusuyduk; Paylaşılan zeytin tanesinin, Yüzümüze saldıran yağmur avanesinin. Biz hep üşüyen burnumuzu Avucumuzda hohlayarak yürürdük. Hiçbir hesabımız yoktu kimseyle. Hiçbir aykırı yanımız, Hiçbir yalanımız… Gözüm yaşarıyor, Yüreğim kanıyor… Olmasaydı sonumuz böyle!.. Biri, saksımızı çiğneyip gitti. Biri,>>>
Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil – Fuzuli Beyhude gamlanma divane gönül! Cümle alemin rızkını veren vardır. Yaptığın hatayı görmüyor sanma, Kalpte gizli en derin sırları bilen vardır. Mal-ı emlakım var deyu güvenme! Arkam var deyu dayanma! Sırt üstü insanı yere varan vardır. Beyhude gamlanma divane gönül! Cümle alemin rızkını veren vardır. Derdime vakıf>>>
Bir nicemiz Leyla oldu Bir nicemiz Mecnun oldu Bir nicemiz Ferhat oldu Aşkdan haber duyanımız Meydanımız meydan oldu Canlarımız hayran oldu Her dem Arş’a seyran oldu Hazret oldu cevanımız Sen sultansın ben kulunum Sen gülsün ben bülbülünüm Hükmün bütün âleme yeter Neyim var ki senden başka Düşmüş idik Hakk kaldırdı Birliğin bize bildirdi İçimize aşk>>>
